"Hocam Masaya Oturuyorum Ama Hemen Kalkasım Geliyor" Diyenlere 4 Gerçekçi Taktik

26 Nisan 2026

Masaya oturuyorsun, kalemi eline alıyorsun, test kitabını açıyorsun... Ama daha 10 dakika bile geçmeden o test kitabı sana bakmaya başlıyor, sen ona. Aklın telefonda, dışarıda veya "Ben bu matematiği zaten yapamıyorum" düşüncesinde yankılanıyor. Sonuç? Kapatılan kitaplar ve büyük bir vicdan azabıyla biten gün.


Öğrencilerimle Edirne'de yaptığım eğitim koçluğu görüşmelerinde bu senaryoyu o kadar sık duyuyorum ki... Öncelikle şunu bilmelisin: Yalnız değilsin ve bu hissettiğin bıkkınlık çok normal. LGS bir yüz metre koşusu değil, uzun bir maratondur. Bazen nefesin kesilecek, bazen yürümek isteyeceksin.

Önemli olan yorulmamak değil, o masadan hemen pes edip kalkmamayı öğrenmektir. İşte o masada kalmanı sağlayacak ve ders çalışmayı bir işkence olmaktan çıkaracak 4 gerçekçi taktik:


1. Kendinle Pazarlık Yap: "Sadece 15 Dakika Çözeceğim"

Ders çalışmaya başlamanın en zor kısmı, o ilk adımı atmaktır. Zihnin sana "Şimdi 2 saat matematik mi çalışacağız, çok sıkıcı!" der ve seni masadan kaçırmaya çalışır.

  • Ne yapacağız? Kendini kandırma yoluna git. Masaya otururken de ki: "Sadece 15 dakika çalışacağım, sonra kalkacağım." Zihnin 15 dakikalık bir süreyi gözünde büyütmez ve o masaya çok daha kolay oturursun. O 15 dakika geçip sen sorulara odaklanmaya başladığında ise zaten akışa kapılmış olacaksın ve kalkmak istemeyeceksin. Başlamak, bitirmenin yarısıdır!


2. Telefon Molası Değil, Zihin Molası Verin

Öğrencilerin en büyük hatası, ders çalıştıktan sonraki 10 dakikalık molada hemen Instagram'a, TikTok'a veya oyunlara girmektir. Sosyal medyada her şey saniyeler içinde hızlıca akıp geçer. Molada bu hıza alışan zihnin, masaya dönüp yavaşça çözmesi gereken bir matematik sorusuyla karşılaştığında çok çabuk sıkılır ve odaklanamaz.

  • Ne yapacağız? Molalarınızda ekranlardan kesinlikle uzak durun. Gidin su için, pencereden dışarı bakın, ailenizle iki kelime konuşun veya sadece gözlerinizi kapatıp dinlenin. Gerçek bir dinlenme, ekrana bakarak değil, zihninizi boşaltarak olur.


3. Zoru Görünce Kaçma: "Isınma Turları" Atın

Sporda ağır bir ağırlık kaldırmadan önce kaslar nasıl ısıtılıyorsa, beyin de zor bir matematik testine girmeden önce ısıtılmalıdır. Masaya oturur oturmaz en zor, en uzun yeni nesil sorulardan başlarsan moralin anında sıfırlanır.

  • Ne yapacağız? İlk 10-15 soruyu sana kendini iyi hissettirecek, hızlıca çözebildiğin kolay "kazanım" sorularından seç. O tikleri attıkça, doğruları gördükçe özgüvenin yerine gelecek ve "Ben bu işi yapıyorum" diyerek o zor sorulara saldırma cesaretini kendinde bulacaksın.


4. Hedefini Masanın Üzerine Koy

Masanın başında sıkıldığın o anlarda kendine sorman gereken tek bir soru var: "Ben bunu neden yapıyorum?" Rüzgarın nereye estiğini bilmeyen bir gemi yol alamaz.

  • Ne yapacağız? Hedeflediğin lisenin ismini, hayalindeki mesleği veya o sınavı kazandığında yaşayacağın rahatlığı küçük bir kağıda yazıp tam karşına yapıştır. Yorulduğunda, kalemi bırakmak istediğinde kafanı kaldır ve o kağıda bak. Bugün masada döktüğün ter, yarın yaşayacağın gururun biletidir.


Başarı, Vazgeçmeyenlerin Hikayesidir!

Unutma, herkes yorulur. Farkı yaratan şey, herkesin kalemi bıraktığı o anlarda senin masada kalıp bir soru daha çözmeye devam etmendir.

Eğer Edirne'de LGS veya okul sınavlarına hazırlık sürecinde ders çalışma alışkanlıklarını oturtmakta, motivasyonunu korumakta veya haftalık programlarını ayarlamakta zorlanıyorsan, profesyonel bir eğitim koçluğu desteğiyle bu süreci birlikte yönetebiliriz. Benimle iletişime geçerek ilk adımı atabilirsin.

Hayallerin için masada kal, pes etme!